Belirsiz ve Karmaşık bir Dünyada Liderlik

Anasayfa » Belirsiz ve Karmaşık bir Dünyada Liderlik
yazan Gülay Savaş

#düşünce, #müşteriilişkileriyönetimi #ilişkiyönetimi, #crm, #yönetim,  #yönetimveliderlik

 

Belirsiz ve Karmaşık Bir Dünyada Liderlik  Süre:

Min 3 saat Maks: 1 gün

Belirsiz ve Karmaşık Bir Dünyada Liderlik Amaç:

İste bu eğitim bizi kendimizi ve hayatın anlamına ve bu anlamları doğru yerlere oturtarak, kendimize ve hayatımıza doğru liderliği yapabilmenin sistemsel yaklaşımını kısacası formülünü gösterir.

Belirsiz ve Karmaşık Bir Dünyada Liderlik İçerik:

    • Sibernetik ve Sistem Tanımı
    • Sistemler ve Özellikleri
    • Bir Sistem Olarak İnsan
    • Bir Sistem Olarak Yaşam
    • Doğal Sistemler
    • Düzenleyici Sistemler
    • Sistemleri Yönetmek
    • Düzenleyici Sistemin Yöneticisi Olarak Bilgelik

Belirsiz ve Karmaşık Dünyada Liderlik Kazanım:

İnsanın doğasında çoğunlukla iki bileşen vardır: Bilmek ve yapmak. Bunlar insanın hayatta kalmasını sağlayan ve onu mutluluğa ulaştıran bileşenlerdir. 

Bilmek hayat ve kendimize ait anlamları doğru yere oturtmaktır. Bilmek ile yapmak bir süre sonra yapa-bilmeye ve yeterince ustalaşıldığında ise OLmaya dönüşür.

Bilgi ve Teklif Almak İçin

Lütfen aşağıdaki formu doldurunuz, size en kısa sürede dönüş yapacağım

VUCA Dünyasında Liderlik

Hayat göründüğü gibi değildir. Bebekten hayatta gördüklerimizi anlamlandıramazdık. Çocukken merak ederdik. Genç yaşta keyfini çıkarmak istedik. Orta yaşa geldiğimizde ise gördüklerimizin ötesinde birşey var, olduğunu hissettik. Yaş daha da ilerledikçe, sorunlar arttıkça ve kolay kolay çözümlenemedikçe, görünen değil, görünmeyeni anlamaya çalıştık.

Peki bu görünenin ardında yatan nedir? 

Hayatı Anlamak

Hayatı anlamak dışa yönelik ama kendini anlamak içe yönelik bir yolculuktur.

Hayatta hepimizin amacı aynıdır:

  • Kendimizi Anlamak

  • İnsanı Anlamak

  • Hayatı Anlamak

Bu soruların cevabını ancak sistemsel ve bütünsel baktığımızda bulabilriiz. Yaşadığımız dünyaya baktığımızda iki tür çevremiz vardır. Fiziksel ve toplumsal çevre. İnsanoğlu dünya üzerindeki yaşantısında hep bu iki çevreye uyum sağlayarak bugünlere gelmiştir. Fiziksel çevreye uyum sağlamak için milyonlarca yıllık biyolojik evrim serüveninden geçtik ve bugünlere  geldik.

Toplumsal çevre ise içinde yaşadığımız toprağınsosyo kültürel yapısı ile oluşuyor ve bizler  bu toplum ile yaptığımız bilinçdışı anlaşma sebebiyle de, çevremize uyum sağladığımız sürece Kabul görüyor ve mutlu oluyoruz . Dolayısıyla baktığımızda insanın kişilik dediğimiz yapısı da da, sosyolojik, psikolojik ve biyolojik bileşenler ışığında oluşuyor ve şekilleniyor. Toplumsal dinamikler, ahlak kuralları, din, eğitim sistemi vb bileşenler ışığında bir kişiliğimiz oluşuyor. Hayatımızı da ona göre tepkiliyoruz.

İşte psikolojik bileşenimiz tam bu noktada yani sosyolojik (toplumsal) yanımızla biyolojik yanımızı doğru bir şekilde bağdaştırmaya çalışıyor. Çünkü genlerle ve öğrenmeyle gelen bu toplumsal yan ve biyolojik yan her zaman uyum içinde çalışmıyorlar. O yüzden de her türlü evrime rağmen yaşadığımız dünya ve birbirimizle gerçekten uyum içinde bir beraberlik süremiyoruz. Çünkü yeterince ANLAMIYORUZ.  

 Ancak sistemsel baktığımızda, bu çevre boyutu yani hayatı anlamaya başlarız. Ancak tüm yaşamı kapsayacak bir sistem düşüncesi yaklaşımını benimsersek anlamaya başlarız. Bu da

  • Sistemin özelliklerini

  • Sistemlerin davranışlarını

  • Sistem prototiplerini  anlamayı gerektirir.

Sistemlerin de özüne indiğimizde ise tüm evrenin düzen ve düzensizlik üzerine kurulu olduğunu görürüz. Düzen ve düzensizliği yaratan ise entropi ve çekiciler ya da daha bilindik isimi ile değişim ve dengedir.

Çevre bize aynı zamanda tehditleri, fırsatları ve kaynakları da sunar. Özetle amacımız;

  • Tehdit ve fırsat kaynakları
  • Değişim ve dengeyi
  • Düzen ve düzensizliği bir arada gördüğümüz sistem yapısını anlamaktır.

Burada sistem düşüncesi için sibernetikten yararlanmak gerekecektir. Çünkü ancak çevreyi doğru anladığında insan düzenleyici sistem olarak farklı kimlikler geliştirir ve  o çevreye uyum sağlar.

Sistemler

  • Hayat

  • İnsan bedeni

  • İnsan beyni

  • Toplum

  • Aile

  • Şirket

İnsan Vucudundaki Sistemler

  • Dolaşım sistemi

  • Kas sistemi

  • Sinir sistemi

  • Sindirim sistemi

  • Solunum sistemi

  • İskelet sistemi

Tüm bu sistemler basit-karmaşık ya da düzenli-düzensiz olabilir. Aile sisteminden örnek verirsek, ev işleri basit ve düzenli bir sistem iken, çocuk büyütmek bait ama düzensiz bir sistem olabilir. Aynı şekilde toplum sisteminden örnek verdiğimizde ise kaldırımları yenilemek basit ve düzenli iken, etnik dini çatışmalar, pandemi vb konular ise hem karmaşık hem de düzensiz bir sistemdir.

Yani özetlersek, sistemler

1- Basit ya da  karmaşık

2- Düzenli ya da düzensiz ve bunların kombinasyonları şeklindedirler.

 

Çözüm odaklı bakışta, her bir sistem, farklı bir tarz düşünmeyi gerektirmektedir.
 

Düzenli

Düzensiz

Basit

Tepkisel Düşünme

Sistemik Düşünme

Karmaşık

Stratejik Düşünme

Sezgisellik & Bilgelik 

Dolayısıyla her doğal sistem, bir düzenleyici sisteme sahiptir.

Düzenleyici Sistemler

Doğal Sistemler

Düzenleyici Sistemler

Doğa
Doğayı koruyan kanunlar
Aile
Kimlikler
İş Yaşamı
Kurumsal Kimlikler & Strateji
Sosyal ve Toplumsal Yaşam
Yönetsel Kural ve kanunlar & Strateji
İnsan
Psikoloji
Sonuçta belirsiz ve karmaşık bir dünyaya liderlik için:
  • Büyük resmi görün ve sistemsel bakın.
  • Düzenleyici sistemimiz bilinçaltımızdır. Ama işler karmaşıklaştığında bilinçaltı yetmez olur ve onun da bir düzenleyici sisteme ihtiyacı olur. O ise bilinçtir.
  • Karmaşık – düzensiz sistemlerde bilinç de yetmez. Geriye tek bir düzenleyici sistem kalır. O da bilinçaltı ve sezgiselliğin son kalesi olan bilgeliktir. Bilgelik yaratıcılıkla ruhsallığın dengelenmesidir.
  • Yani hayatı ve insanı anlamak için çaba sarfetmemiz gerekmektedir.
  • Hayatı anlamakla kastedilen aslında “sistemi, özelliklerini ve sistem davranışlarını” anlamaktır.
  • İnsanı anlamakla kastedilen ise bir sistem olarak bilinçaltını anlamaktır.

Sonuçta geldiğimiz nokta “Kendin bilmektir”. Aynen yüzlerce yıl evvel Yunus’un dediği gibi “ilim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir; Sen kendin bilmez isen ya nice okumaktır”